İki Ayrı Uyum Katmanı
Katılım finans kuruluşlarının uyum fonksiyonu, geleneksel finansal kurumlardan farklı olarak tek değil, çift katmanlı bir sorumluluk taşır. Birinci katman, bankacılık, sigortacılık veya sermaye piyasası mevzuatından doğan finansal regülasyon yükümlülükleridir. İkinci katman ise kurumun ürün ve işlemlerinin faizsiz finans ilkelerine uygunluğunu gözeten fıkhî yönetişim yükümlülükleridir.
Bu iki katman, çoğu zaman birbirini tamamlar; ancak zaman zaman farklı önceliklere işaret edebilir. Finansal regülasyon, sistemik riskin sınırlanması ve tüketici korumasına odaklanırken; fıkhî yönetişim, işlemin yapısal uygunluğuna odaklanır. Bu iki eksenin kurumsal düzeyde tutarlı bir şekilde bir araya getirilmesi, katılım finans kuruluşlarına özgü bir yönetişim tasarımı gerektirir.
Gerilimin Ortaya Çıktığı Alanlar
İki katman arasındaki potansiyel gerilim, özellikle şu alanlarda somutlaşabilir:
- Erken kapama ve cezai şart uygulamalarında, tüketici koruması mevzuatı ile fıkhî esasların farklı sınırlamalar getirebilmesi.
- Teminat ve rehin yapılarının, geleneksel bankacılık mevzuatındaki karşılıklarıyla fıkhî sözleşme türleri arasında tam olarak örtüşmeyebilmesi.
- Kâr payı dağıtımına ilişkin şeffaflık gerekliliklerinin, fon havuzu mantığıyla uyumlu şekilde tasarlanması ihtiyacı.
Uyum Fonksiyonunun Tasarımı
Bu gerilimlerin yönetilebilir kılınması, uyum fonksiyonunun iki katmanı ayrı ayrı değil, birlikte değerlendirecek şekilde tasarlanmasını gerektirir. Pratikte bu, finansal uyum ve şer’i uyum birimlerinin ayrı raporlama hatlarına sahip olsa dahi, ürün geliştirme sürecinde birlikte çalışmasını zorunlu kılar.
İki katmanlı uyum, birbirine rakip iki denetim mekanizması değil; aynı ürünün farklı yönlerini test eden tamamlayıcı iki mercidir.
Kurumsal Örnek: Ürün Onay Süreci
Yeni bir ürünün onay sürecinde tipik olarak şu aşamalar izlenir: önce ürünün fıkhî uygunluğu danışma komitesi tarafından değerlendirilir; ardından ürünün finansal risk profili, sermaye yeterliliği etkisi ve tüketici koruması açısından uygunluğu ilgili birimlerce incelenir. Bu iki değerlendirme sürecinin paralel değil, birbirini bilgilendirecek şekilde ardışık ve etkileşimli yürütülmesi, hem sürecin hızını hem de sonucun tutarlılığını artırır.
Sonuç
Finansal regülasyon ile fıkhî yönetişim arasındaki denge, katılım finans kuruluşlarının kurumsal olgunluğunun en açık göstergelerinden biridir. Bu dengenin kurulması, iki katmanı birbirinden yalıtmakla değil; ikisini ortak bir kurumsal karar alma sürecine entegre etmekle mümkündür.